Sen Benim Gün Işığımsın – Annabelle: Creation

Bu inceleme spoiler içerir!

Bildiğiniz üzere James Wan’ın yaptığı The Conjuring filmi ile başlayan bu seri tüylerimizi her zaman diken diken etmiştir. Bir Franchise olmasını temenni ettiğim bu seri her zaman bir birine bağlı ve gönderme yapan filmlerdir. The Conjuring’de Annabelle’in kapıya bıraktığı not ve tavana yazdığı yazının nedenini daha prologue’ta öğreniyoruz. Hikaye, Samuel ve Esther Mullins’in kızı Bee’nin araba kazası geçirip ölmesiyle başlıyor. Herkesin tahmin edebileceği gibi burada Annabelle bebeğini kullanarak insanları manüpüle eden karakter Bee’dir. Fakat asıl olay Bee’nin Bee olmamasıdır. Eğer kafanız karıştıysa şöyle izah edeyim babası oyuncakçı olan Bee araba kazasında öldükten sonra anne ve babası Bee’nin ruhu olduğunu sanıp yaptığı oyuncaklardan birine girmesine izin verir fakat bu ruh Bee değildir sadece Mullins çiftini kızları olarak gösterip manüpüle eder ve onları kullanır. Bu ruhun gerçek kızları olmadığını anlayan Mullins çifti Bee’nin odasındaki gardolabını boşaltır ve dolabın içine incilten sayfalar yapıştırır bunun üzerine bir peder gelip odayı kutsar ve bebek yıllarca o gardolapta kalır. Burada aklıma yine The Conjuring’ten şu replik geliyor. “Bazen bir cini lambasında tutmak daha iyidir.”

YETİMLER.

Bir yetimhaneden Mullinslerin evine gelen bir grup yetim kız ve bir rahibe’nin başından geçen hikaye olarak başlıyor. Karakterlerimizin adı Linda, Janice, Carol, Nancy, Kate, Tierney ve Rahibe Charlotte. Girişte yine bize karakterlerimizi tanıtan harika bir açılış var özellikle ana karakter olan Janice’in arabadan en son inmesi bu filmde ki ana karakter olmasını gösteriyor ve Janice bir salgına yakalanmış ve adını bilmediğimiz hastalık ile mücadele etmektedir ve bacağı sakattır. Tabi ki en masum ve dışlanmış olanlar bu tarz filmlerde en yakın arkadaş olurlar ve bu karakterler Linda ile Janice’tir. İşin güzel kısmı filmin yönetmeni David F. Sandberg  resmen bize filmde sizi burada ki mekanlarda korkutacağız diyor. Prologue’ta ki oyuncak evi, Janice’in bindiği merdiven sandalyesi, Bee’nin odası, bayan Mullins’in odası ve duvar asansörü. Daha korku sekansları başlamadan bize bunları göstermesi çok akıllıca bir haraket.  Olaylar Janice’in Bee’nin odasını karıştırması ile başlıyor ve güzel detaylardan biri Prologue’ta ki Bee’nin müziksiz uyuyaması ve “You are my sunshine – Jimmie Davis” ile uykuya dalması ve sonralardı bu şahane şarkıyı tekrar tekrar duymak harika. Linda ile Janice diğer kızlardan dışlanarak tek bir odada ranzada kalırlar ve bu oda da aslında korku sahnelerinden birinde bulunuyor.

ATMOSFER.

Tabi ki The Conjuring’ten daha iyi olduğunu söyleyemem fakat piyasada ki bir çok işten daha iyi ve kaliteli olduğu aşikar, sinematografisi ise seyir zevkini 4 katına çıkarıyor benim gibi korku filmlerinden korktuğu halde korku filmlerini çok seven biri iseniz kesinlikle izlemenizi şidettle öneriyorum zira gerçekten harika bir anlatıma sahip The Conjurin 2’de ki çocuk oyuncuların performansını hayliyle sevmiştim fakat Annabelle: Creation bu konuda daha iyi bir çizgi tutturmuş. Gerçekten elleri öpülesi bir iş çıkarmışlar özellikle ana karakterimiz Janice. Tabi ki size korku sekanslarını spoil etmeyeceğim fakat üstünde duracağım detaylar ve filmin sonunu harika bir şekilde bağlayan o zekice davranılan sahneden bahsedeceğim. Karanlığın kullanımı ise tek kelime ile kusursuzdu.

DETAYLAR.

Filmde ki detaylardan biri Valağın bir resimde gözükmesiyde ve gece modunda çekilmiş bir kedi gibi gözlerinin parlamasıydı, incelemede başında bahsettiğim olay ve The Conjuring filminde ruhun annenin içine girdiği sahne harikaydı. Görüntü yönetmeni harika bir iş çıkartmış beklemediğiniz yerlerde kusursuz bir açıdan yaklaşım leziz bir görüntü çıkartıyor. Perspektifler ise şahaneydi. Film bizi Janice’ın ortadan kaybolması ve Annabelle filminde ki kasvetli ve beni çok kötü bir şekilde geren, gece dadanmasına götürüyor. Bundan önce ise Janice bir yetimhanede gözüküyor, Bay ve Bayan Higgins’e kendini Annabelle olarak tanıtıyor. Annabelle hediye ettikleri bebek ise gerçek vakada Annabelle olarak tanınan bez bebeği görüyoruz ki itiraf etmeliyim ki bu dahiyane bir haraket. Annabelle’in büyüyüp gece annesini ve babasını öldürdüğü sahneye bağlanıyor ve filmin Creditsi girince içiniizde tatlı bir his oluşuyor.

Annabelle Higgins.

Ed ve Lorraine Warren, Annabelle.

YOU ARE MY SUNSHINE

The other night dear, as I lay sleeping

Geçen gece sevgilim, uzanırken
I dreamed I held you in my arms
Seni kollarıma aldığımı düşledim
But when I awoke, dear, I was mistaken
Ama uyandığımda sevgilim, yanılmıştım
So I hung my head and I cried.
O zaman kafamı astım ve ağladım
You are my sunshine, my only sunshine
Sen benim günışığımsın, benim tek günışığım
You make me happy when skies are gray
Gökyüzü griyken beni mutlu ediyorsun
You’ll never know dear, how much I love you
Asla öğrenemeyeceksin sevgilim, seni ne kadar sevdiğimi
Please don’t take my sunshine away
Lütfen günışığımı alıp götürme
I’ll always love you and make you happy,
Seni daima seveceğim ve mutlu edeceğim
If you will only say the same.
Eğer sen de aynısını söylersen
But if you leave me and love another,
Ama beni terkedip başkasını seversen
You’ll regret it all some day:
Bir gün pişman olacaksın
You are my sunshine, my only sunshine
Sen benim günışığımsın, benim tek günışığım
You make me happy when skies are gray
Gökyüzü griyken beni mutlu ediyorsun
You’ll never know dear, how much I love you
Asla öğrenemeyeceksin sevgilim, seni ne kadar sevdiğimi
Please don’t take my sunshine away

Kaynak: akormerkezi.com

Filmden kareler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir