Red Dead Redemption II | Mini İnceleme

Uzunca bir süredir beklediğimiz Red Dead Redemption II sonunda çıktı! Peki bu kadar beklediğimize deydi mi? Kesinlikle! Yazıda da belirttim ama yine söyleme gereği duyuyorum. Oyunu 2 gün oynamama rağmen sadece %15 bitti ve bu yazı şuana kadar gördüğüm ve deneyim ettiğim sürece aittir. Oyunun ilerisinde neler olacak ve ya ne kadar daha yenilik beni bekliyor bilmiyorum. Bazı yerlerde insanlar sadece oyun, oyuncuyu düyasına ve mekaniğine alıştırmak için 10 saat oynanması gerektiğini söylüyor. Artık bakıp göreceğiz. 



Oyunu yaklaşık iki gündür oynuyorum ve oyunun sadece %15’i bitti. RDR2 atmosfer olarak müthiş bir iş başarmış, bence bu tartışmaya açık bile olmamalı. Oyunda ki detaylar insanı gerçekten etkiliyor ve oyunu oynarken bile kendinizi tekrar heyecanlandıra biliyorsunuz. Sunum olarak en farklı Rockstar oyunu olmuş, adamlar nerdeyse her sekans için sinematik (ayarlanabilir) koymuş.Hatta oyunun başında kendimi The Hateful Eight‘i izliyorum sandım. Kar fırtınası, karda ki izler, ışığın sise etkisi gerçekten insanı içine çekiyor ve deneyiminizi 2 katına çıkartıyor.



Vuruş hissiyatı (Melee) iyi çalışılmış ve vurduğunuz her yumruğu hissedebiliyorsunuz. Özellikle birilerini tehdit ederken dövmek çok zevkli. Silahlarda ise adamlar gerçekten realistik olacak demişlerdi ve yapmışlarda. Kimilerine aim almak ve ateş atmak ağır geliyor ama kesinlikle bununla alakalı olduğunu sanmıyorum. Aim aldıktan sonra horozu çekmeniz ateş etmeniz ve tekrar horozu çekmeniz gerekli. Bu da bir hayli uğraştırıyor fakat benim gibi realizm seviyorsanız, bu mekaniğe bayılacaksınız. At mekaniği ise gerçekten derinleşmiş. Bunu da bir RPG sosu ile yapmışlar atınız ile güçlendirdiğiniz bağ size kontrol ve stamina olarak geri dönüyor. Karakter derinliğine gelirsek, yazılan diyaloglar organik ve kesinlikle zorla yazılmış gibi hissetmiyorsunuz.



Tabi bu kadar detay olunca insanlar daha fazla şey bekliyor olabilir ama oyunun tamamiyle bir RPG olmadığını unutmamak lazım, her şey ile etkileşime girebilirsiniz ama bir TES ve ya Witcher‘da ki gibi verim alamaya bilirsiniz. Ama tabi ki bu da kötü olduğu manasına gelmiyor. (Elbette!) Ana karakterimiz Arthur Morgan‘ın olaylara etkisi çok. Aslında belli başlı kararlar size kalıyor, isterseniz önden gidebilirsiniz ya da çetenizdeki adamları yollaya bilirsiniz. Hatta kendi stratejinizi geliştire biliyorsunuz. Ofansiv saldırı, defansif durup savunma ve ya stealth size kalmış. Tabi stealth için belli başlı yerler geçerli ama, yinede kimin ölüp kimin yaşayacağına karar vermek size kalıyor. %15‘lik bir deneyim yaşadım ama daha yazmadığım bir çok şey var; Avlanma, eyalet sistemi, görev yapısı, karakter tasarımı, animasyon detayları, kelle avcılığı, soygunların yapısı ve fizik motoru gibi şeylerden bahsederdim ama yazı çok uzar. Uzun lafın kısası indirim filan beklemeden alınmalıdır bence. Tabi ki maddi durmu olmayanlar için bir istisna.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir