Ready Player One İnceleme

Kitabı okuduğumdan beri beklediğim Ready Player One filmi sonunda vizyona girdi. Steven Spielberg tarafından yönetilen film hakkında söyleyecek bir sürü şeyim var . Başlamadan önce belirtelim biz uyarana kadar yazıda Spoiler yok. Filmden spoilersız olarak bahsedelim.

2045 senesinde insanlık günlerinin çoğunu OASIS adindaki sanal gerçeklik dünyasında geçiriyor. 2040 senesinde bu dünyanın yaratıcılarından ve şirketin sahibi James Halliday öldüğünde bir yarışma başlatıyor. 3 anahtarı bulan ve bilmeceleri çözen kişi OASIS’in kontrolünü ve yarım trilyon dolarlık bir servete kavuşuyor. Biz de bu yarışmada anahtarı ilk bulan Parzival’ın macerasını izliyoruz.

Filmin özetini geçip inceleme kısmına girmek istiyorum hemen. Önce şunu belirteceğim ikidebir kitap ile karşılaştırmak gibi bir saçmalık yapmayacağım. Kitap çok özel benim için. Hepinize okumanızı tavsiye ederim. Fakat film kitap ile ayni düzlemde gitmeyeceğini daha ilk fragmanda gösterdi. Bende bu sebeple filmin kitaptaki dünyayı nasıl ele aldığını değerlendireceğimi daha filme gitmeden kafama koymuştum öyle de yapacağım.

Filmin en iyi yaptığı şey OASIS dünyasıydı herhalde. Simülasyonu çok güzel yapmışlar. İlk başta Wade’in tanıtım konuşması ve OASIS’i görmemiz çok başarılıydı. Efektler ve CGI hiç göz yormuyordu. OASIS içinde geçen her anı keyifle izledim. Hatta film kısmı ile kitaba da güzel selam cakmislar.

OASIS dışında ise durumlar biraz farklıydı. Normalde kitapta OASIS dışında 2 defa dışında aksiyon olmuyordu. Filmde bu iki sahne dışında orada da hareketli kısımlar var. Bu kısımlardan spoilerlı kısımda detaylı bahsedeceğim.

Kitabı okuyanlar varsa aranızda tamamı 80 ve 90’ların kültürü içinde geçiyordu. Hatta WarGames, Blade Runner, Monthy Python and Holy Grail gibi filmler önemli eserlerdi kitap içinde. Spielberg ise daha çok günümüz popüler kültürü ve daha 80-90lar üstüne kurulu. Bence bu güzel bir seçim olmuş. Ben kitabı okurken göndermeleri ve bazı ifadeleri anlamak için sürekli google kullanıyordum. Fakat daha filmin ilk dakikalarında Günümüzden bir gönderme görmek güzeldi.

Karakterlere gelirsek ben karakterleri sevdim. Sadece Tasarımlarında biraz çemkirdim. Mesela Art3mis şöyle tasvir ediliyor simülasyon içinde “Siyah Jeanne D’arc kesimi saçlara sahip Rubenesk vücuda sahip mavi gözlü bir kız. Mavi zırh içinde geziyor. Belinde Leia Skywalker’ın Blasterlarını ve sırtında bir Elf kılıcı taşıyor.”  Avatarı tamamen gerçek hayattaki haline benzediği için vücudu saçları ve gözleri bu şekilde olmasi gerekiyordu bence. Fakat Art3mis’te Parzival da hatta Aech dahil herkes değişmiş.

Ben Ready Player One’ı  beğendim. Kitaptaki dünyayı anlayan bir film olmuş. Önce filmi izleyip sonra kitabı izlemenizi tavsiye ederim.

Filme Puanım: 7.5

Şimdi SPOİLERLI kısma geçelim. Resimden sonra SPOİLER

Filmde beni rahatsız eden en büyük olaylardan biri filmin aslında karanlık olan dünyasını baya açmaları. Tabi aile filmi olmasından dolayı. Meselâ bir örnek vereyim. Dünya aslında Enerji Krizi döneminde kitapta. Hala süren savaşlar var ve yemekler karne ile dağıtılıyor. Filmde ise bunlar yok. Dünya kötü bir durumda ama bu kadar değil.

Filmin en sevdiğim kısımlarından biri tabiki dediğim gibi OASIS. Karakterler çok güzeldi. İzlerken çok coştum. Halliday’in Anıları binasında Wade içeri girerken dışarı çıkan Arkham Knight, savaş alanında gözüken Spawn, Batgirl gibi karakterler harikaydı. Dans pistinde Tracer, Harley ve Joker gibi. Seyir zevki çok güzel. 2. Anahtar için The Shining’i kullanmışlar kitaba bir selam olmuş. Aynı şekilde olmasada güzel kullanmışlar onuda.

Son olarak ise filmin son sahnesindeki en büyük günahından bahsedelim. Film içinde sürekli gerçek dünyanın önemi üstünde duruluyordu. Güzel bir şekilde işlendi bu fakat filmin son sahnesinde her Salı ve persembenin OASIS’in kapalı olmasi kararını alıyor Wade ve insanların birbirleri ile etkileşim içinde olması gerektiğini söylüyor bunu yaparken Artemis ile öpüşüyorlar. Bu kitaba bir hakaretti. Wade kitapta tam bir kaybeden. Ailesi yok dünyanın en berbat yeri olan yığınlarda yaşıyor teyzesi ondan nefret ediyor. Tek rahat olduğu yer OASIS kendini bulduğu ve tüm dünya dertlerinden uzaklaştığı yer. Wade herşeyini orada buldu. Sevdiği kadını, en iyi dostunu ve ödülü. Hatta Wade çocukken OASİS içinde Ogden Morrow ve Kira’nin eğitim videoları ile büyüdü. Böyle bir şeyi diğer OASIS kullanıcılarından almak hakaretti bana göre

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir