Avengers Endgame Spoilerlı İnceleme| Yolun Sonu

” Ben Demir Adamım. Dünyadaki tek süper kahraman sen misin sanıyorsun? Bay Stark büyük bir evrenin parçası oldunuz, ama henüz bilmiyorsunuz. Ben Nick Fury, Shield’ın yöneticisi. Buraya Avengers Girişimi hakkında konuşmaya geldim”

Her şey böyle başlamıştı 2008 yılında Marvel Sinematik Evreninin ilk filmi olan Iron Man’de. 3 fazlık ve 22 filmlik Infinity Saga’nın son filmi olan Avengers Endgame ile de bir devrin sonu geldi.

Avengers Infinity War kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir filmdi. Temposu olsun, aksiyon sahneleri olsun bizi alıp götürmüştü. Sonunda ”Snap” yaşandığında ise hepimiz sinema perdesine bön bön bakmıştık. Endgame ise Infinity War’u bitirecek, bazı kahramanları son kez bir arada gördüğümüz film olacaktı. Öyle oldu mu peki? Fazlasıyla oldu.




Film Infinity War olaylarının 22 gün sonrasında başlıyor. Bu süreçte kaybettiklerini sindiremeyen Yenilmezleri görüyoruz. Tony dünyaya Captain Marvel ile geldikten sonra 2 tane aşırı güçlü kahramana sahip olan ekibimiz uzaya gidiyor ve Thanos ile yüzleşiyor. Taşları yok eden Thanos’un kafasını kesiyorlar ve kaybettiklerini anlayarak geri dönüyorlar.

Filmle alakalı en çok istediğim şeylerden biri Snap sonrası dünyaya neler olduğunu görmekti. Film bu konuda güzel bir iş çıkarıyor. Kahramanlarımızın nasıl psikolojik olarak çöktüğünü, insanların nasıl tepkiler verdiğini ve dünyaya neler olduğunu gösteriyorlar.Bu süreçte hayatlarına devam edenlerinde olduğunu görüyoruz ve Iron Man’ın küçük kızı Morgan Stark ile tanışıyoruz. Ant-Man kuantum evreninden çıkınca da asıl film başlıyor.

Ant-Man’in kuantum evreninden çıkması çok tesadüfi oluyor. Bir farenin depodaki karavanın kontrol paneli ile oynaması sayesinde çıkıyor. Evet ağızda limoni bir tat bırakıyor ama film bir şekilde başlamalıydı değil mi? İkna süreçlerinin ardından ekip Tony’nin ricası üstüne geçmişi değiştirmemek, günümüzü değiştirmek kaydıyla kuantum evreninde geri gidip taşları almaya çalışıyor. En beklenen senaryo buydu ve onu yapmışlar. Açıkçası bu beni üzmedi. En beklenen senaryoyu en iyi şekilde yaptıklarını düşünüyorum açıkçası.



MCU’nun zamanda yolculuğu Back To Future ve Terminator gibi değil. Hatta bunun geyiği de filmde oluyor. Eğer MCU’da zamanda geri gidip bir şeyleri değiştirirseniz yeni bir paralel evren oluşuyor. Örneğin ben zamanda geri gidip Hitler’i bebekken öldürsem, Hitler’in bebekken ölmüş olduğu bir paralel evren oluşturacağım. Kendi zamanıma döndüğümde de hiçbir şey değişmemiş olacak.  Bizim ekipte taşları belli bir noktadan alıp snapi geri aldıktan sonra onları aldıkları ana geri koyarak bu paralel evren oluşma sıkıntısını çözme planları kuruyorç

Zamanda yolculuk dersimizden sonra filme devam edelim.Filmde benim için en sıkıntı olan yer olan tempo iniş çıkışlarının dengesiz olduğu kısım olan zamanda yolculuklar. 3 ekip olarak farklı zamanlara gidiyorlar. Fakat burda tempo dengede tutulamadığı için film yoruyor.

New York savaşı, 2014 Morag gezegeni ve  Vormire, son olarakta 1970’e gidiliyor. Buralarda güzel fan servisler vardı. Normalde fan servisler beni rahatsız etse de Russo kardeşler bunları filmin senaryosuna yedirerek bir anlama sahip olmalarını sağlamış.

Temponun en düştüğü yer Asgard kısımlarıydı. Asgard sahnelerinde iyice kendini salmış Thor’un durumlarını gördük. Snap olayından en çok etkilenen kişilerden biride Thor’du. Eğer Infinity War’da ki Thor’u bekliyorsanız hayal kırıklığı yaşayacaksınız. Filmle alakalı başkalarınında en çok şikayet ettiği şey şişman Thor’du. Bütün gün içki içip Korg ve Miek ile Fortnite oynayıp karşıdakilere ölüm tehdidinde bulunuyordu. Burada annesi ile son kez konuşarak hem çekici hem de gerçeklik taşını alıyorlar. Fakat paragrafın başında da dediğim gibi filmin temposunu aşırı bozan bir kısımdı. Oraları izlerken Thor Dark World izliyormuşçasına sıkıldım.



2014’te ise filmin plot twistinin olduğu yer vardı. Geçmiş Nebula ve Günümüz Nebula’nın zihinleri tek olduğu için senkronize oluyorlar ve 2014 Thanos’unun olan herşeyden haberi oluyor. İçlerine ajan yollayarak 2023 MCU’suna gitmeyi planlıyor. 2014 kısmının asıl önemi de filmin ilk ve kesin ölümü burada oluyor. Nebula ve War Machine güç taşını alırken Hawkeye ve Black Widow ruh taşını almaya gidiyor. Birinin feda edilmesi gerekiyor. Burada gergin anlar yaşandıktan sonra Black Widow’un fedası ile ruh taşı alınıyor. Bu kısmı ben sevdim. Filmdeki en gerilimli anlardan biriydi.

1970’e ise New York savaşında yaşanan bir aksilik sonucu uzay taşını almaya gidiyor. Burada filmin sonunu etkileyecek iki önemli an oluyor. Tony babası Howard ile konuşuyor, Captain America ise uzaktan Peggy’i görüyor. Burada aslında Tony için önemli bir defter kapanıyor.

Tüm taşlar alınıp bir kişi feda edildikten sonra Tony bir sonsuzluk eldiveni yapıyor ve Hulk snapi geri alarak 5 sene önce toz alan herkesi geri döndürüyor. Bu sırada Kuantum Evreninden 2014 Thanos’u gelerek onlara saldırıyor.

Filmin bundan sonrası muhteşem duygu dolu aksiyon içinde geçiyor. Ana üçlümüzün Thanos ile kapışması ve Steve Rogers’ın Mjölnir’i kaldırması harikaydı. Özellikle Strange’in portalları ile toz olan kahramanların geri gelmesi ve Captain America’nın sonunda ”Avengers Assamble” demesi ile MCU’nun en büyük savaşını görüyoruz. Bu sahnelerde Spider-Man ve Iron Man’in kavuşması da ayrı duygulandırıcıydı. Tüm kadın karakterlerin yan yana savaştığı bir sekansta vardı.

Bu devasa savaş beni aşırı tatmin etti. Fakat bir şekilde Thanos, Stark eldivenini ele geçiriyor. İşte o an Tony ve Strange bakışıyor ve tek ihtimalin ne olduğunu anlıyor Tony. Thanos’a saldırıyor ve bir snap daha yaparak Thanos’un ordularını toza çeviriyor.



Normal bir insan bedeni onu kaldıramayacağı için Tony Stark kahramanca bize veda ediyor. Tom Holland, Robert Downey JR. ve Gwyneth Paltrow arasındaki o duygu dolu sahne yıllarca unutulmayacaktır. Cenaze ve Tony’nin BARF ile bıraktığı mesaj benim gözlerimi doldurdu açıkçası. 2008’de başlayan Iron Man efsanesine 2019’da 11 sene sonra veda ettik. (buraları yazarken bile gözlerim doldu…)

Bundan sonra karakterlere ne olduğunu kısaca gördük. Fakat bir olay daha vardı.Captain America’nın taşları ve Mjölnir’i yerlerine bırakmaya hazırlandığı kısım. Kuantum evrenine girdi ve geri gelmedi. Fakat Bucky’nin bankta oturan yaşlı bir adamı görmesi üzerine Sam onun yanına gitti. Captain America, 1945’e gidip geri dönmemişti. Yaşlı Steve Rogers kalkanını Sam’e vererek yeni Captain America’yı da belirlemiş oldu. Filmin son sahnesinde de Steve ve Peggy’i dans ederken görüyorduk.

Avengers Endgame tam olarak acı-tatlı sonla bitti. 22 filmlik serinin kapanışı beni tatmin etti mi etti. Size de gidip izlemenizi tavsiye ediyorum.

Filme Puanım: 8/10



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir